Makbule

Russian blue..
İki yıl önce bir arkadaş çalıştığı atölyenin önünde kedi yavruladığını söyleyince Zeytinburnuna gittik.. 5 yavru bir yerde toplanmış, bir tanesi onlardan tamamen ayrı bir yerde öylece garip duruyordu. Onu kucağımıza aldık ve evimize getirmeden önce veterinerde aşılarını yaptırıp yıkattık. Eslem adı Makbule olsun dedi.. Makbule hırçın, sevgiden hoşlanmayan, mesafeli ve zor bir kedi.. Ellerimiz, kollarımız, ısırık ve tırmık izleriyle doluydu. Kucağımıza gelip başını asla sevdirmedi. Bizde onu öyle kabul ettik. Çiftleşme zamanı gelince günlerce uyuyamadık evde.. Ama kısırlaştırmadan evvel yavru almak istedik. İnternetten Çekmeköy de erkek Russian blue bulduk. Makbuleyi götürdük. 10 gün orada kaldı. Fotoğraflarını attıklarında içim acıdı. Çok mutsuz görünüyordu. 10 gün sonra eve geldiğinde çok mutluydu. İnşaallah hamiledir diyerek takip izledik. Gittikçe şişmanlıyordu. Bizim için çok değişik bir durumdu.
Aylar geçti, sonlara doğru ona büyük bir koli aldık, içini çarşaflarla düzenledik. Doğum odasını hazırladık.
Bir sabah Eslemin kapısını tırmalayarak bağırmaya başladı. Çok değişik bir ses çıkarıyordu. Hemen fırladık hepimiz. Odalarda oradan oraya koşturarak doğum yapacağı bir yer arıyordu. Kolisine koyduk ama tekrar çıktı. İkindide doğumu başladı. İlk yavru, ikincisi ve üçüncüsü geldi. O kadar perişan oldu ki, dördüncüyü zor doğum yaptı.. Bitti diye düşünürken bir aradan sonra beşinci geldi.
Ama Makbule tamamen bitmişti, yavru yarısı içeride yarısı dışarıda kaldı. Serdar doğuma yardım etti yavruyu çıkardı ancak yavru hiç hareket etmiyor, nefes almıyordu, annesinin önüne koydu anne o bitkinliğine rağmen yavruyu hızlı hızlı yaladı dokundu ve yavru canlandı.(O yavru Ayaz olacaktı)
Makbule yavrularına çok güzel baktı. Biz de ona.. Sonra yavruları daha evvel söz verdiğimiz kişilere sahiplendirdik. Ama en son doğan yavruyu kimseye vermedik. (Ayaz) Çünkü o diğerlerinden farklıydı. Patisi ve kuyruğu yamuk, gözleri süzük ve çok sakin bir hayvandı. Doğanay ona Ayaz ismini verdi..
Ayaz

Baba Russian blue, anne Russian blue, safkan bir Russian blue…
Gördüğüm en sakin, en ağır kedi..
Fırıldak, hareketli cambaz annesine hiç benzememiş. Yüzü de tamamen babası.. Yayvan ve kaslı..
Emzirme kesildikten sonra, Makbule Ayazı başka bir kedi olarak görmeye başladı. Ve uzun süre patiledi, hırladı.. Bu epey sürdü.. O direndi, biz inat ettik. Sonunda onunda bu evde kalacağını anladı, kabullendi. Yine de zaman zaman Ayaza saldırıyor, birlikte merdivenlerden yuvarlanarak dövüşüyorlar. Ayaz Makbulenin deli olduğunu kriz zamanlarında yanına yaklaşmaması gerektiğini öğrendi…
Ayaz’ın hiç sevmediği şey yalnız kalmak.
Yemek yerken biz mutfakta olduğumuzda içeri girmek istiyor, alınmayınca mutfak kapısında inanılmaz acıklı titreten sesler çıkararak yalvarıyor. Şimdi bunu öğrenmesi gerek..
İnsanlar çeşit çeşit, çok farklı karakterleri var. Kediler de öyle.. Hiçbir kedinin huyu diğerine uymuyor..
Gofret

Doğanayın arkadaşı, bebeği, can yoldaşı..
İlk söylediğinde kedilerle nasıl anlaşacağını düşünerek istememiştim açıkçası. Sonra eve geldiğinde içim koptu. Avuç içine sığacak kadar küçüktü. Doğanayın odasında minik bir kafesin içinde başladı bizimle öyküsü.
Bize hiç sıkıntı vermedi. Doğanay o kadar güzel eğitim verdi ki ona. Komutları her öğrenişinde çok hoşumuza gitti. Minicik bir şeyin ilgi gördüğünde çok sevinmesi sıcacık duygular verdi içimize.
Kedi ve köpek birbirinden tamamen farklı iki cins..Her anlamda..
Doğanay Uludağ üniversitesinde son vizelerine 1 hafta için gittiğinde, sürekli onun çalıştığı masanın yanında durdu ve gözünü ayırmadan onun boş koltuğunu seyretti. O kadar içim acıdı ki anlatamam.
Oğlumun emanetine o yokken en iyi şekilde bakmaya çalıştım, ama o hep Doğanayı aradı.
Doğanayın gittiği ilk gece Serdar işten gelince kapı sesini duydu, Serdarın yüzünü görmedi onu Doğanay sandı, zıpladı, titredi. Yüzüne baktı..
Hayvanlara yapılan yatırımın insanlardan çok daha vefalı olması sebebiyle çok isabetli olduğunu düşünüyorum.
