“Biz her insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık.” İsra Suresi, 13

26 Şubat 2022 23 Yazar: admin



Merhaba Dünya,

Herkese Merhaba,

Ben Semra Aklar…

Hayatımın bundan sonraki bölümünü fotoğraflarla, videolarla burada sizlerle paylaşacağım. Neden mi bundan sonraki bölümü, hadi gelin okuyun..

Blog açarak yaşadıklarımı paylaşma kararını almadan önce olanları şimdi anlatacağım. Sonrasında ise günlük yazılarla sizlerle olacağım..

Ailemi tanıtayım:
Dört çocuğum var benim..
Üç oğlum ve bir kızım

Burak,
En büyük oğlum.. Evli ve bir oğlu var.
Yatırım Danışmanı

Serdar,
Resmi bir görevi var. Bekar

Doğanay,
Global bir yabancı firmada müşteri temsilcisi
Bekar

Eslem,
Üniversite son sınıfta.
Bekar

Esra,
Gelinim. Doğal taş ve holistik şifa ile ilgili bir işi var.

Buğra,
Torunum.. İlköğretim 1. Sınıfta

9 Aralık 2021 – Perşembe

Tamamen tesadüf sonucu göğsümdeki kisti farkettim..
ve hemen Ketem’e gittim. Mamografi çekildi ve sonuçları bir hafta sonra gelip alın dediler. Oradan ayrıldım evimin alışverişini yaptım ve sonra her şey olması gerektiği gibi devam etti.
Ertesi gün aldığım telefonda hemen gelmem gerektiğini söylediler. İşte o an zaten bir şeylerin yolunda gitmediğini anladım. Mamografi raporumu vererek hem ilçe sağlık müdürlüğüne yönlendirdiler ve oradan da araştırma hastahanelerine başlayan o zorlu süreç..
Mamografi raporunda Yüksek olasılıkla “malign” bulgu yazıyordu..
Onu ilk okuduğumda inanmadım. Hatta uzun süre inanmadım.. Ta ki.. Neyse onu sırası gelince anlatacağım.
Eslemle birlikte oradan oraya koşturarak yaşadığımız, Ultrason çekimleri, Mr çekimleri, derken sıra biyopside dediler. Sabah Serdar ve Eslemle hastahaneye gittik . Acı veren, aslında 40 dk sürdüğünü söyledikleri ama bana göre bitmek bilmeyen bir müdahaleydi.
O esnada gözlerimi kapadım ve Buğrayı düşündüm. Yüzünü canlandırdım hayalimde, sesini duydum beynimde. Ellerimi başımın altına koymamı söylediler. Buğranın ellerini elimde hissettim. Bu bana güç verdi acımı azalttı.
Dışarı çıktığımda çocuklarım kapıda kuşlar gibi beni bekliyordu. Açıkcası canım yanıyordu ama onları görünce her şey daha kolay olmuştu sanki.
Bundan sonraki süreci hep Eslemle devam ettik. Patoloji sonuçlarını beklemek sinir bozucuydu.
Bir an evvel alalım da bitsin bu koşuşturmaca diye düşünüyorduk. Eslem sürekli “göreceksin hiçbir şey çıkmayacak” diyordu ve ben “biliyorum ya boş telaş araştırma hastahanesinin titizliği işte ” diyordum..
Sonuçların çıktığı telefonuma mesaj olarak geldi. Eslem temiz sonuçlar alacağımızdan emindi, benim içimde tarifi mümkün olmayan bir endişe vardı. Sonuçları doktora gösterdiğimiz de, “evet tahmin ettiğimiz gibi, bunu onkoloğunuza götürün” dedi. Yüzüne baktım, “ben hastamıyım” dedim. “Evet, ama en azından kötünün iyisi, çünkü henüz başlangıç evresinde” dedi .
Odadan çıktık, Eslemde bende hiç konuşmadan ve birbirimizin yüzüne bakmadan sadece hızlı hızlı yürüdük. Sonra konuşmak olsun diye hastahane kaloriferinin üzerinde uyuyan kediyi göstererek “Şunun keyfine bak” dedim. İşte o cümleyle şoktan kurtulduk. Sonra yine başladık umut dolu gelecek planları yapmaya ..
Biyopsi raporu çıktıktan sonra raporun ve testin arada kaldıgını öğrendik bu yüzden alınan parçada detaylı araştırma yapıldı bu araştırmaya sısh deniyor 1 hafta sonra sısh raporu ile birlikte tekrar doktoruma gittik. O gün kız kardeşim Emine Aklar da bizimle birlikte geldi. Sısh raporunun da pozitif çıktığını öğrendik. Yani hasta olduğum bir kez daha kesinleşmişti.
Bu haberide son derece normal karşıladık Eslemde bende. Acı yavaş yavaş nasırlaştırmaya başlamıştı duygularımızı. Bence Allah’ın bize hediye ettiği “sabır” ve “tevekkül” buydu işte. Hastahaneden çıktıktan sonra Eslem ve Emineyle cafeye gittik, çay içtik tatlı yedik, hiç birşey yokmuş gibi güldük. Sonra herkes evine gitti.
Patoloji ve sısh sonuçlarımızı doktorumuza götürdüğümüzde bize aşama aşama anlattı neler olabileceğini..
Kemoterapi-ameliyat-kemoterapi büyük olasılıkla dedi.

Ve kemoterapiye hazırlık başladı.Annemden hatırlıyorum çok sıkıntılı ve çok yıpratıcı bir yolculuktu.
Eslem olayları, kurduğu gruptan abilerine tüm detayı ile anlatıyordu.Belki de bu süreçte onu bu kadar güçlü yapan bana bu şekilde sımsıkı sarılıp herşeyi üstlenmesi oldu.
Aslında naif, kırılgan pamuklara sarıp büyüttüğümüz biri o. Aniden karakterinin çok dışında birine dönüştü.
Burak” tüm kemoterapilere seni ben götüreceğim” dedi.Bu bana daha bir güç verdi.
Kemoterapi öncesi kan alarak tedavi için bir sorun olup olmadığını kontrol ettiler ve ertesi gün;

16 Ocak 2022 günü kemoterapiye başladım.
Hala inanamıyordum. Oyun gibi geliyordu.
Sana teslim oldum, senden şifa bekliyorum Ya Rab diyerek koltuğa oturdum, ilaç gelmeye başladı. Yanımdakilerle sohbet etmek istedim ancak altı saattir orada olduğunu söylerken bile gözlerini açamıyordu. Şükrettim..Defalarca, sürekli şükrettim. İçimden dua ederek Allahla konuşarak kendimi ona bırakmanın huzurunu yaşadım. Telefonumla oynadım. Burak ve Eslemle koridorda bana bakarak bekliyorlardı.
El sallayarak her şey yolunda demek istedim.
Onları onca zaman ayakta tuttuğum için üzüldüm.
Burak çıkışta beni yemek yemeye götürdü oldukça yedim, iyi ki yemişim..
Eve geldiğimde Doğanay hemen gözlerime baktı..
Doğanay duygusal ve hassastır. Detaylara çok önem verir. Ancak bu süreçte onu baştan tanıdım sanki, bilmediğim yönlerini keşfetmiş oldum. İlk gece yarısına doğru etkiler başladı, güçlüyüm, hala enerjiğim, ayaktayım, bana hiç bir şey olmaz derken sabah oldu.
Başka bir boyuta geçtim.. Yataktan kalkamıyor, dehşet bir bulantı hissediyordum.
Hastalığımın ortaya çıkması, kemoterapi bunlar evimizi altüst etmişti. En ağır etkilenecek Doğanay diye düşünürken, o bir devrim yaptı hayatında.. Ve Eslem gibi o da bambaşka birine dönüştü..
Ben yatarken mutfağı topluyor, yemek yapmaya uğraşıyor ve çalışma saati gelince işine dönüyordu.
Tam 4 gün, hatırlamak istemediğim, kabus gibi 4 gün ..
Çok aç olduğum halde ağzıma hiçbir şey alamadığım, yaşamla tüm bağlantımın koptuğu..
Sevgili yan komşum, Serap Çiğdem Ünal..
Diş hekimi.. İlçenin beyaz meleği.. Çocuklarımın yeri doldurulamaz Serap ablaları.. Dünya bir yana, o bir yana dedikleri..
İlk yemeğimizi o getirdi. Tencerenin yanına iki pakette kraker koymuştu. “Bulantısı olduğunu biliyorum midesi boş kalmasın kraker onu rahatlatır” demiş Doğanaya.. Sonra bana bir mesaj yollamış, o zor günümde içimi sevgiyle dolduran ve tebessüm ettiren işte bu mesaj:

“Bugun ilk sifalanma günün Semra abla…. ilacın her damlası, seni sifalandiracak ve şifa kabul etmeyen hücrelerin senden uzaklaştırıp,sağlığına kavuşacak. Sen inanırsan,beynin inanırsa,Yüce yaradanin izniyle bedeninde bunu basaracak. Her güne olumlu uyan,biz sizi çok seviyoruz.
Aklim ve duam sende,yoğun bir dönem geçirdiniz,aramak konuşmak istedim ama herkese ayni şeyleri anlatmak zor gelir diye,aramadım sizi. Birseye ihtiyacınız olursa,ne olur bana söyleyin.
Size karamurver pekmezi getireceğim,Kırklareli’nde bir köyde organik,doğadan toplanıp yapıldı. Kullanmanizda bir sakınca var mı doktorunuza sorar mısınız?
Bağışıklık sistemini güçlendiriyor.”

Sen ne güzel bir insansın Serapcım ..
Ertesi gün Esra 4 çeşit yemek ve benim en sevdiğim, onun da mükemmel yaptığı şey ev ekmeği getirdi. Unutmayacağım, bir gece bana “Anne canının çektiği bir şey varmı getireyim” dedi bende “etli çiğ köfte öyle özledim ki” dedim. Akşamın o vakti o malzemeleri nereden buldu, yoğuracak insanı nereden buldu gerçekten bilmiyorum. Ertesi gün bana yine 4 çeşit yemekle çiğ köfte getirdi. O kadar şaşırdım ki.. Kadınlar gerçekten korkulacak varlıklar..Bir şeyi gerçekleştirmeleri için sadece istemeleri yeterli. Yataktan kalkamadığım bu dönemde evimi temizledi, yemeklerimizi yaptı. Sana ne kadar teşekkür etsem duygularımı asla ifade edemeyeceğim Esra.
Sen çocuklarımın ablası, benimde gelinim değil kızımsın..
Ama emin ol yapılan iyilikleri karşılıksız bırakmaz Allah

4. Günün gecesi sanki acıkmış gibi mutfağa indim, Doğanay geceleri çalışır, sesimi duydu yanıma geldi Serabın getirdiği krakeri beyaz peynirle yemeye çalışıyordum o kadar mutlu oldu ki ertesi sabah kalktığımda bir poşet dolusu kraker almıştı. Çok ağladım.
Serdar ve Doğanay evin tüm alışverişini yaptılar.
Ertesi gün daha iyi ve sonraki günler gittikçe daha da iyi olmaya başladım.Ayakta kalma sürem her geçen gün artıyor. Aslında çabuk hastalanmam.Ancak bağışıklık sistemim zayıfladığı için sanıyorum, grip oldum. Bu hayatımda geçirdiğim en zor gripti.
Hastalığımı öğrendiğimde herkes alternatif tıp ,bitkisel tedavi yöntemleri önerdiler. Ancak, kemoterapi doktorum bitkisel kürlerin kemoterapi tedavisini etkileyeceğini söyledi ve yasakladı.
Bu arada çocuklarımın babası Serdar Solağın kan değerlerimin düşmemesi için yolladığı üzüm çekirdeği ekstresini doktorumun onayıyla her gün kullandım. Çünkü değerlerim düşerse kemoterapiyi durduracaklar ve tedavim yarım kalacak. Buradan, ilk günümden bu yana ilgisini eksik etmediği ve her gün aradığı için kendisine çok teşekkür ederim.

Ak parti ilçe başkanı Murat Çelik..

Hastalığımı ilk öğrenen kişiydi. Çünkü ilk günden bu yana hep irtibat halindeydi. Bana verdiği destek, moral ve gücü ailem de bende hiç unutmayacağız .. Yüreği sevgi dolu, merhametli asil insan Allah yolunu açık etsin inşaallah.
Hastalığımı öğrendiğinden itibaren beni devamlı arayan, “gelip alayım bir yerlere gidelim” diyerek moral veren, birlikte çalıştığımız, ailece görüştüğümüz belediye meclis üyesi sevgili Yıldız Akbalık inşaallah gücümü toplar toplamaz uzun uzun oturacağız..
Dostluğun ve alakana çok teşekkür ederim.

Geçmiş zamanda, benimle aynı yazgıyı paylaşan, hayata dört elle sarılan sevgili arkadaşım, belediye meclis üyesi Zerrin Çağlar’ a gösterdiği ilgi için çok teşekkür ederim.

Benim güzel, tertemiz kalpli canım arkadaşım Melahat Bozali..
Bugün bize bir tencere kara lahana dolması ve sıcacık kek yapıp yolladı..
Onca gün aç kalıp sonrasında kara lahana dolması yemenin tadını anlatamam. Ellerine emeğine sağlık can dostum. Herzaman yanımdaydın bana hep destek oldun..

Sevgili arkadaşım Fatma Tezcan biz gerçek Kayseri mantısı yiyebilen nadir kişilerdeniz ellerine emeğine sağlık.. Bizi düşünmen çok güzeldi.. Herşey gönlünce olsun inşaallah..

Bugün 27 Şubat 2022

Bugün uzun zamandır görüşmediğimiz kuzenim aradı beni. Özlemişim onunla konuşmayı.. Bana önerdiği kitabı hemen sipariş ettim. “Barış Muslu/ Beynine format at”
Beni düşündüğün için teşekkür ederim Ayşem Aklar..

Sevgili Necla Solak, her gün gibi bugünde beni aradı.. Güç verdi, moral verdi. Dostum, arkadaşım, kardeşim.. Sana tüm kalbimle çok teşekkür ediyorum

Gece saat 2

Doğanayla dertleşirken birden o konudan diğerine atladığımı ve aşırı derecede konuşmak istediğimi farkettim. Dakikalarca konuştum. Hiç konuşmadan yüzüme bakarak beni sadece dinledi.Ağladım, meğer ne kadar ihtiyacım varmış doyasıya ağlamaya onu farkettim.
Doğanay öylece destek oldu bana ta ki ben rahatlayana kadar.
Ona ,yaşadıklarımı yazmak istiyorum, bana terapi, sizlere anı, diğer insanlara da belki de katkı olur dedim.
Tamam sana hemen bir blog açalım ve orada yepyeni bir dünya kur ve bu uzun, yorucu, yolculuğu anlat. Uzun zaman sonra okuduğumuzda gücünün, gücümüzün büyüklüğünü görelim dedi.
Ve hiç vakit kaybetmeden bu bloğu oluşturdu. Her bir noktasıyla,her bir sayfasıyla ince ince uğraştı. “Sen ne istersen yaparım ben” diye sarıldı, kokladı beni..



Bugün 28 Şubat 2022

Kemoterapinin 11. günü yani 8 gün var tekrar yataklara yapışmaya..
8 Mart’ta kan tahlilleri .
9 Mart’ta 2. Doz tedavim olacak.

Doğanay şöyle bir plan yaptı.Kemoterapinin ilk 4 günü yapılacakları ayarladık.
Bensiz yaşamlarını sürdürmeyi öğrenecekler. Sonra 5. Gün ben onlara katılacağım.
Şu an istediğimi yiyiyor, çocuklarımla birlikte bir şeyler paylaşıyorum . 9 Mart’ta ki es’i hatırlayınca sahip olduğum her şeyin ne kadar değerli, ne kadar bulunmaz, eşsiz benzersiz olduğunu anlıyorum.
Her hastalığın, her olumsuzluğun, mutlaka büyük öğretileri var. Ve hepsinde Allah’ın bize bir mesajı var. Önemli olan mesajın ne ! olduğunu yakalayabilmek. Mesaj anlaşılmayınca ders maalesef devam ediyor. Ta ki anlayana kadar..
İlahi adaletin terazisi çok hassas.. Ve asla şaşmıyor ..


Yazdıklarımı ilk, kader arkadaşım, yol arkadaşım Esleme okuttum. Beğendi..
Şimdi sizler okudunuz..
Bu yolculukta, hissettiklerimi ve yaşadıklarımı gün gün yazmak istiyorum..
Umarım her şey gönlümüzdeki gibi olur